Ajan – Spy

 Ajan – Spy

Tüm filmlerini izlediğim çok nadir aktörlerden Jason Statham yine güzel bir yapımda yer alıyor. Spy filminde başrol olmasa dahi filme güzel bir tat katmış.

Spy, komedi – aksiyon dalında gayet başarılı bir film olmayı başarmış. Her anında gülebileceğiniz harika bir ajan filmini sizlerle paylaşmadan yapamadım.

spy-banner

Senaristliğini ve yönetmenliğini Paul Feig‘in üstlendiği komedi-aksiyon türündeki yapımın başrolünde Melissa McCarthy yer alırken kadroda kendisine Jude Law, Jason Statham, Rose Byrne ve Morena Baccarin eşlik ediyor. İmdb puanı 7.5 olan film yaklaşık 120 dakika sürüyor.

Susan Cooper, CIA’de masa başı görevi olan bir analisttir. Partneri Bradley Fine ile iyi bir ikili oluşturan Susan operasyonların başarı ile sonuçlanmasında etkili bir rol oynayan görünmez kahramandır. Fine son görevinde pusuya düşürülür ve aktif görevde olan tüm CIA ajanlarının kimlikleri açığa çıkar. Ölümcül silah ticareti yapan tehlikeli bir şebekenin dünyasına sızarak yol açacakları felaketi önlemek adına operasyonu tamamlamak için tanınmayan bir ajan görevlendirmek şart olur. Görünmez kahramanımız Susan, ortağı ve aşık olduğu Fine’nın intikamını almak için saha görevine gitmeyi teklif eder. Susan Cooper masa başından ilk kez sahaya adım atacağı bu görevde, içindeki tüm potansiyeli açığa çıkaracak ve fark etmediği yeteneklerini keşfedecektir.

Aksiyon ve komedi’nin harmanlanması çok güzel, güldürü ve aksiyon kadrosu mükemmel, monolog ve görsel sahnelere çok güldüm, film müziği güzel. Film’deki küfürler çocuklar için uzak tutulmalı. Fifty Cent’in akıcılığı bozmadan filme dahil edilmesi de güzel bir seyir zevkini beraberinde getirmiş.

Jason Statham var diye full aksiyon bir film beklemeyin.  Keyifli güldüren ara sıra da tadımlık aksiyon veren bir film.

Spoiler
Jason bu filmde bildiğinizden çok farklı bir rolde. Sürekli palavra sıkan (bir tekmede 10 adam öldürdüm tarzı) ama hiç birşeyi beceremeyen ancak sempatik bir adam.
[featured-video-plus]

M. Kavlakcı

https://mkavlakci.com

Aslında her şey ilkokul hocamın çok konuşuyorum diye kulağımı büküp, cetvelle beni dövmesiyle başladı. Ondan sonra hiç susmadım. 2015 yılında bu bloğu açarak konuştuklarımı yazıya dökme zamanının geldiğine karar verdim. Artık hem konuşup hem yazıyorum..

Bunlar da İlginizi Çekebilir

Söz Sizde...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.