Sinema, çoğu zaman o boğucu gerçeklikten kaçmak, belki biraz distopik evrenlerde kaybolmak ya da alternatif dünyalara sığınmak için kullandığımız güvenli bir liman. Ancak bazen, en sarsıcı ve zihnimize kazınan hikayeler tam da hayatın kendi içinden, o soğuk, filtresiz ve kaotik…
2016 yılının Ocak ayında bloğuma o heyecan dolu cümleyi düşmüştüm: “O Artık Golf Sahibi“. O günleri şimdi yüzümde büyük bir tebessümle anımsıyorum. Bir Fiesta ya da Auris hayali kurarken, bütçe hesapları içinde ter döküyordum. Tam o esnada bir arkadaşımın o…
İnternet, hafızası çok güçlü ama vefası bir o kadar zayıf bir yer. Blog yazarlığı, zamanın akışı içinde bir şeyler yazıp, dijital okyanusa bırakmak gibi bir şey. Tıpkı ıssız bir adadan şişe içinde mektup yollamaya benziyor. Geçtiğimiz günlerde kendi dijital arşivimde…