Merhaba seyahat severler! İsviçre maceramızı okuyanlar bilir; Zürih ve Basel’in o “saat gibi işleyen” ama cüzdanı biraz yoran dünyasından sonra, rotamızı sadece 40 dakika uzaklıktaki komşuya, Almanya’ya çevirdik. İstikamet: Freiburg im Breisgau.
Basel’den trene atlayıp sınırı geçtiğimizde (Yeşil pasaportun konforu sağ olsun, sanki İzmir’den Manisa’ya gider gibi!) bizi bambaşka bir hava karşıladı. Freiburg; kanalları (Bächle), tarihi kapıları ve en önemlisi İsviçre’ye kıyasla “insani” fiyatlarıyla gönlümüzü hemen fethetti.
İşte bizim gözümüzden, adım adım Freiburg gezi rehberi ve lezzet duraklarımız!
Basel’den Freiburg’a Ulaşım: Kısa ve Zahmetsiz
Basel SBB istasyonundan bindiğimiz ICE (Hızlı Tren) veya bölgesel trenlerle yolculuk yaklaşık 40-50 dakika sürüyor. Fotoğraflarda da göreceğiniz o “yol yorgunu ama mutlu” halimiz, trendeki konforlu koltuklarda kısa bir şekerlemeyle son buldu.
- Not: Bilet fiyatları mevsime ve trene göre değişse de (kişi başı ortalama 15-25 Euro), İsviçre içi ulaşıma göre çok daha makul.
Freiburg’da Gezilecek Yerler: Tarihin İçinde Yürümek
Şehir merkezine iner inmez o meşhur Alman disiplini ile Orta Çağ estetiğinin karışımı sizi karşılıyor.




1. Martinstor (Martin Kapısı): Tarih ve Modernitenin Çatışması Şehre girer girmez karşınıza çıkan o devasa yapı! 1238 yılından kalma bu kapı, Freiburg’un en eski iki kapısından biri. Fotoğrafta arkamızda yükselen bu kule, geçmişte cadı avlarına ve hapishane günlerine şahitlik etmiş.
- İlginç Bir Detay: Kulenin altından geçerken dikkatli bakın; tarihi yapının hemen göbeğinde bir McDonald’s tabelası göreceksiniz. Tarihi dokuyu bozmamak için logosunu alışılmışın aksine daha “mütevazı” tasarlamışlar. Kapitalizm ve Orta Çağ’ın bu garip buluşması tam bir Instagram karesi!
2. Freiburger Münster (Freiburg Katedrali) Şehrin kalbi Münsterplatz’da atıyor. 1200’lerde yapımına başlanan bu gotik şaheser, “Hristiyanlık dünyasının en güzel kulesine” sahip olmakla övünür. Meydanda durup o kuleye baktığınızda (benim hayranlıkla baktığım karedeki gibi), ince işçiliğe şaşırmamak elde değil.
- Tüyo: Meydanın etrafında kurulan pazarda (Münstermarkt) bölgenin meşhur sosislilerini (Lange Rote) deneyebilirsiniz.
3. Neues Rathaus (Yeni Belediye Binası) “Yeni” dendiğine bakmayın, 1900’lerin başında tamamlanmış. Meydanda çektiğimiz fotoğrafta arkamızda gördüğünüz o kiremit kırmızısı bina burası işte. Rönesans mimarisinin harika bir örneği. Hemen yanındaki Eski Belediye Binası ile birleşerek Rathausplatz’a çok asil bir hava katıyor.
4. Bächle (Freiburg Kanalları) – Mutlaka Görün! Fotoğraflarda belki dikkatinizi çekmemiştir ama Freiburg sokaklarında yürürken ayağınızın dibinde sürekli akan minik su kanalları göreceksiniz. Bunlara “Bächle” deniyor. Şehrin kliması görevini görüyorlar.
- Bir Efsane: Yerel inanışa göre; eğer yanlışlıkla ayağınız bu kanallara girerse, bir Freiburg’lu ile evlenirmişsiniz. Bekarların dikkatine! 🙂
5. Schlossberg (Kale Tepesi) – Manzara İçin Ekstra Zürih’teki Uetliberg’i sevdiyseniz buraya bayılacaksınız. Şehrin hemen yamacındaki bu tepeye fünikülerle veya yürüyerek çıkabilirsiniz. Güneş batarken şehri ve katedrali tepeden izlemek paha biçilemez.
Freiburg Yeme İçme Rehberi: Bira, Pasta ve Baloncuklu Çay!




Gezmek acıktırır, Almanya’da olmak ise susatır! İşte Freiburg’da denediğimiz ve memnun kaldığımız mekanlar:
1. Ganter Brauereiausschank: Bira ve Pasta İkilisi? Neden Olmasın! Katedral manzaralı bu mekana (Münsterplatz’ın hemen yanı başında) oturduğumuzda, tipik bir Alman klasiği yaptık: Ganter Birası. Yerel bir bira ve içimi oldukça keyifli. Ancak biz olayı biraz “tatlıya” bağladık. Almanya’da “Kaffee und Kuchen” (Kahve ve Kek) saati kutsaldır ama biz bunu “Bira ve Kara Orman Pastası” (Schwarzwälder Kirschtorte) olarak revize ettik! Fotoğraftaki o koca dilim pastanın kreması ve vişneleri, yorgunluk üzerine ilaç gibi geldi. Fiyatlar İsviçre’den sonra o kadar makul geldi ki, insan menüye bakarken stres olmuyor.
2. Maicha: Modern Bir Mola Şehirde gezerken karşımıza çıkan Maicha, bubble tea (baloncuklu çay) sevenler için harika bir durak. Rathausgasse üzerinde, küçük ama çok popüler bir dükkan. Fotoğrafta gördüğünüz gibi, dekorasyonu rengarenk fenerlerle süslü, tam “Gen Z” enerjisi var. Ben tercihimi matcha aromalı bir seçenekten yana kullandım; hem serinletici hem de enerji vericiydi. Yürüyüşe kısa bir mola vermek için ideal.
3. Münsterplatz’da Sosis (Lange Rote) – Sokak Lezzeti Bonusu Bunu mutlaka listeye ekleyin! Katedral meydanında kurulan pazarda, ızgaralarda pişen uzun kırmızı sosisler (Lange Rote) göreceksiniz. Ekmek arası bu lezzet, Freiburg’un en ucuz ve en lezzetli öğünüdür. Soğanlı mı soğansız mı? Yerliler genelde “soğansız” tercih ediyor ama karar sizin.
4. Ristorante Pizzeria Milano: Akşam Yemeği Finali Almanya’da neden İtalyan yiyoruz demeyin; Almanya’daki İtalyan restoranları genelde çok başarılıdır (ve porsiyonları büyüktür!). Schusterstraße’deki Pizzeria Milano’da günü noktaladık. Şık bir ambiyansı var ama kasıntı değil. Pizzaları ince hamurlu ve malzeme konusunda cömertlerdi. Şarap eşliğinde yediğimiz bu akşam yemeği, günün yorgunluğunu atmak için birebirdi. Kolajda da göreceğiniz üzere, mekanın sıcak ışıkları ve lezzetli yemekleri yüzümüzü güldürdü.
Son Söz: Neden Freiburg?
İsviçre seyahatini planlarken “bir günümüzü de buraya ayıralım mı?” diye tereddüt etmiştik. İyi ki ayırmışız. Hem Yeşil Pasaport sayesinde vize stresine girmeden sınır değiştirmek hem de Almanya’nın o disiplinli ama neşeli havasını solumak bize çok iyi geldi.
Zürih ve Basel’in lüksünden sonra, Freiburg’un samimiyeti ve bütçe dostu yapısı, seyahatimizin en tatlı dengeleyicisi oldu. Freiburg gezi rehberi yazımızı böylece tamamlıyoruz.
Bir sonraki rotada görüşmek üzere!