Hakkında

Muhammet Kavlakcı

86 model, Kozan / Adana üretimiyim.  Her insan evladı gibi ağlayarak dünyaya gelmişim. Birazcık büyüyüp dillenmeye başladığımda “kavun” diye ağlamaya devam etmişim. O zaman ki maddi imkanların yetersizliğinden kavun yerine bal kabağı vermişler elime. Farkı hiç anlamadan iştahla ve mutlulukla yemişim. Evet “kabakla” büyüdüm ben.

Biraz daha büyüyüp ayaklandığım yıllarda tam bir Adanalı gibi poz vermeyi ihmâl etmemişim. Objektiflerin karşısına tesbihimle birlikte çıkmışım.

mami

Muhammet Kavlakcı : Adanalıyık Allah’ın Adamıyık..

Sonra işte efendim evden çıkıp dışarıdaki dünyaya doğru açılmaya başlamıştım. Sabahtan akşama kadar top peşinde koşturan, camınıza top atan, çiçeklerinizi ezen yaramaz çocuk bendim. Bir de tavukların peşinde koşturup kovalamayı severdim taa ki horozun biri beni kovalayana dek.

Sıra geldi okul yıllarına ve kaçınılmaz gerçeklere. İlkokul da çok başarılı bir öğrenciydim şahsen (ilkokulda zaten herkes başarılıdır) hatta bir keresinde 7 kişilik bir kümenin başkanı olmuştum öhöm. İlkokul deyince aklıma kovalamaç oynadığımız yıllar geliyor, kızlar kaçar erkekler kovalardı. Daha o günlerde mesajı almıştım. Herkes hoşlandığı kızı yakalamaya çalışırdı. Sadece üç bilemedin dört kız kaçıyordu diğerlerinin peşinden koşan yoktu. Sınıfın en hızlı ikinci öğrencisi olduğum ve birinci de başkasının peşinden koştuğu için amacıma ulaşırdım. Dedim ya ilkokulda başarılı bir öğrenciydim. 🙂

Ortaokul yılllarında afalladım biraz. Notlar kötü, ben suskun. İlk dönem tam 7 kırık var karnede, olacak şey değil! Aile şokta, beni ders çalışmaya taşvik ediyorlar. Takdir alırsam babam bisiklet alacakmış. Evet 6. sınıfa kadar bisikletim yoktu. İşte tam o zaman cefa çekilmeden sefa sürülmeyeceğini anlamıştım. Büyüyordum.. Az kalsın unutuyordum o dönemlerde sigarayla tanıştım. Ne dertliymişim bee.. Neyse bu başka bir hikaye merak eden olursa buradan okusun.

Takdiri de aldım bu arada…

Gel gelelim Lise yıllarına.. Ah o ergenlik dönemleri, deli dolu yıllar hiç unutmayacağım. Sizle de paylaşmaya niyetim yok. Dikkat ettiyseniz özel hayata girmeden konuşuyorum iki saattir. Sünnet travmasını es geçmemden anlamalıydınız. Anlatmadım diye olmadım sanmayın.

Buraya gelene kadar 11 yıl okul hayatım geçmesine rağmen bir de üniversite çıktı başıma. Hem de uzak doğuya Kars‘a gittim. Yolda yürürken (tabi buzlanmadan dolayı yürüyebilirsem) soğuktan kirpiklerimin bir birine yapıştığı şehir Kars. Lisans eğitimimi Kafkas Üniversitesi Sağlık Memurluğu bölümünü bitirerek tamamladım. Anladım ki üniversite yılları hangi şehirde olursa olsun özleniyormuş…

Mesleğim gereği 2010 yılında İzmir‘e atamam oldu. Yıl 2015 halen İzmir’de ikamet ediyorum. Benden bu kadar dostlar. Daha fazla uzatıp sizleri sıkmak istemiyorum.

mkavlakci.com

Aslında her şey ilkokul hocamın çok konuşuyorum diye kulağımı büküp, cetvelle beni dövmesiyle başladı. Ondan sonra hiç susmadım. 2015 yılında bu bloğu açarak konuştuklarımı yazıya dökme zamanının geldiğine karar verdim. Artık hem konuşup hem yazıyorum..

Bir cevap bırakın